Sağlık Sebebiyle Fesih ve Şartları
Sağlık sebebiyle fesih, işçi ve işveren arasında düzenlenen iş sözleşmesi uyarınca, sözleşmenin konusu olan işin niteliği nedeniyle sağlığa ilişkin mücbir bir sebebin ortaya çıkmasıyla sözleşmenin feshedilmesini ifade eder.
İş kanunu anlamında fesih, işçinin veya işverenin gerekçelerini bildirmek suretiyle iş akdini sona erdirmesi anlamına gelir. Fesih haklı bir nedene dayanıyorsa taraf tazminat hakkı da kazanır, sağlık sebebiyle fesih de bu haklı nedenlerden biridir.
Bu yazıda hangi sağlık raporlarının fesih hakkı doğurduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı şartlarını anlatıyoruz.
Sağlık Sebebiyle Fesih Nedir?
Sağlık sebebiyle fesih, işçinin veya işverenin, iş ilişkisinin sürdürülmesini imkânsız ya da tehlikeli hale getiren bir sağlık sorunu nedeniyle iş sözleşmesini tek taraflı irade beyanıyla ve ileriye dönük olarak sona erdirmesidir.
Sağlık sebebiyle fesih türü iki yönlüdür: işçi kendi sağlığını, işverenin sağlığını veya işyerindeki başka bir çalışanın sağlığını gerekçe gösterebilir, işveren de işçinin sağlık durumunu gerekçe gösterebilir. Her iki durumda da fesih, bildirim süresi beklenmeden derhal yapılabilen haklı nedenle fesih kapsamındadır. Bu yönüyle normal, yani süreli fesihten ayrılır, çünkü taraflardan biri karşı tarafın onayını veya ihbar süresinin dolmasını beklemek zorunda değildir.
Sağlık Sebebiyle Fesihin Hukuki Kapsamı Nedir?
Sağlık sebebiyle fesih sürecinin iki ayağı bulunmaktadır. Bunlar işçi açısından ve işveren açısından sağlık sebebiyle fesih imkanlarıdır. İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçiye sağlık nedeniyle iş sözleşmesini haklı neden ile derhal fesih hakkı tanırken, 25. maddesi, işverene işçinin sağlık durumu nedeniyle iş sözleşmesini haklı neden ile derhal fesih hakkı tanımaktadır. [1]
Kanun koyucu gerek işçi gerekse işverenin hakkına ilişkin ilgili maddelerde bu hakların kapsamını şu şekilde ifade eder:
“Süresi belirli olsun veya olmasın işçi/işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir…”
İş Sözleşmesinin Sağlık Sebebiyle Feshi
Durum Bildirir Raporu Nedir?
Durum bildirir raporu, sağlık kurulunun işçinin çalışma durumunu belirttiği resmi rapordur. Çalışamaz, ağır iş yapamaz ve ayakta çalışamaz raporları da bu üst kategoriye girer. Rapor, işçinin hangi işlerde çalışabileceğini veya çalışamayacağını gösterir.
Durum Bildirir Raporu ile Heyet Raporu Arasındaki Fark Nedir?
Durum bildirir raporu, tek hekim tarafından düzenlenir. Heyet raporu ise sağlık kurulunun birden fazla uzman doktor onayıyla verdiği rapordur. Kıdem tazminatı davalarında heyet raporu genellikle daha güçlü bir delil olarak değerlendirilir. Tek hekim raporu itiraz halinde yeniden değerlendirmeye açıktır.
İş Kanunu’nda Sağlık Sebebiyle Fesih Hakkı
İş Kanunu’nda sağlık sebebiyle fesih hakkı, daha önce de değindiğimiz üzere, 24 ve 25. maddelerde ele alınmaktadır. Madde 24 kapsamında işçinin derhal fesih hakkından tasarrufta bulunabilmesi için gereken sağlık sebepleri şu şekilde ifade edilmiştir:
a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa…
İşçinin haklı nedenle fesih hakkını kullanabilmesi için üç temel şart gereklidir: bulaşıcı veya işle bağdaşmayan hastalık, doğrudan temas ve ciddi bir tehlike arz eden durum.
Madde 25 kapsamında işverenin derhal fesih hakkından tasarrufta bulunabilmesi için gereken sağlık sebepleri şu şekilde ifade edilmiştir: [2]
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumu.
İlgili maddenin a ve b bentleri kapsamında bazı hallerden bahsedilmektedir. Dolayısıyla işçinin maddede sayılan haller nedeniyle hastalanması, işçinin derli toplu olmayan yaşamı nedeniyle hastalığa yakalanması veya işçinin kendi kastı sonucu engelli hale gelmesi olarak ifade edilebilir.

İş Kanunu’nda Sağlık Sebebiyle Fesih
Sağlık Sebebiyle Fesih Şartları Nelerdir?
İşçi açısından derhal fesih hakkı doğuran İş Kanunu’nun 24. maddesinin a ve b bentlerine ilişkin gerekçelendirme şu şekilde yapılabilir: [3]
İşyerinde, işveren veya diğer işçilerin bulaşıcı veya işin doğasıyla bağdaşmayan bir hastalığa yakalanmış olmaları gerekmektedir. Hastalığın ciddi bir bulaşma riski taşıması gerekmektedir. Nezle ve soğuk algınlığı gibi görece hafif hastalıklar bu kapsama girmemektedir.
Ayrıca işçinin hastalığa yakalanmış kişiyle doğrudan teması söz konusu olmalıdır. Eğer işveren, bulaşıcı hastalığı taşıyan kişiyi gerekli önlemleri almak suretiyle bu müddet içerisinde işten uzaklaştırmışsa, işçi için fesih hakkından bahsedilemeyecektir.
İşveren açısından derhal fesih hakkı doğuran İş Kanunu’nun 25. maddesinin a ve b bentlerine ilişkin gerekçelendirme şu şekilde yapılabilir: [4]
İşçinin kendi kusuruyla hastalanması veya engelli hale gelmesi durumunda işverene fesih hakkı tanır ve bu durumda devamsızlık süresi daha kısadır. Örneğin, işçinin intihar teşebbüsü sonucu engelli hale gelmesi bu kapsamda değerlendirilir. Ancak, işverenin de kusurlu olduğu iş kazaları ve meslek hastalıkları bu madde kapsamında fesih nedeni olarak kullanılamaz.
Öte yandan, işçinin kusuru olmasa bile hastalanması veya engelli hale gelmesi durumunda işverene fesih hakkı tanınır. Bu durumda, işveren kusurlu olsa bile belirli süreyi bekledikten sonra fesih yapabilir.

Sağlık Sebebiyle Derhal Fesih Hakları
Sağlık Sebebiyle Fesihte Doktor Raporunun Önemi
Sağlık sebebiyle fesihte doktor raporu, işçinin iş akdini haklı nedenle feshedebilmesi için lazım bir delildir. İş Kanunu’nun 24. maddesine göre, işçi sağlık sorunları nedeniyle iş ilişkisini sürdüremeyecek durumda olduğunda sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir. [5] Bu durumda işçi, sağlık sorunlarının iş nedeniyle ağırlaştığını veya çalışma koşullarının sağlığını tehdit ettiğini doktor raporuyla kanıtlamalıdır.
Doktor raporu, işçinin iddiasını destekleyen ve fesih hakkını kullanabilmesi için somut bir belge niteliği taşır. Çünkü işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu raporun güvenilir ve geçerli olması için işçinin devlet hastanesi veya iş yeri sağlık birimi gibi yetkili bir kurumdan rapor alması gerekir.
Rapor, işçinin fesihten doğan haklarını talep etmesinde, özellikle kıdem tazminatı gibi alacaklarının ödenmesi açısından da önemli bir dayanak ihtiva eder.
Çalışamaz Raporu ve Tazminata Etkisi
Çalışamaz raporu, işçinin sağlık durumu özelinde değerlendirme sunan bir rapordur. İşçinin sağlık durumunun sözleşme konusu işi yapmaya elverişli olmadığı ve belirli ya da belirsiz bir süre boyunca çalışamama durumunun süreceğini belirten bir sağlık raporudur.
İşçinin çalışamayacağı sürenin saptanmasında çalışamaz raporu önemli bir delil ihtiva eder. Dolayısıyla bu rapor, İş Kanunu uyarınca, işverene iş sözleşmesini sağlık sebebiyle fesih etme imkanı tanır.
Bu tarz bir fesih kapsamında iki tür tazminat gündeme gelir. Bunlar kıdem tazminatı ve ihbar tazminatıdır. İlerleyen başlıklarda bu tazminat türlerine ilişkin detaylı bilgi verilecektir. Çalışamaz raporunun tazminata etkisi işçinin kusuruna bağlı olarak değerlendirilir. Dolayısıyla bu konuyu iki şekilde ele almak mümkün:
Sağlık Sebebiyle Fesihte İşçinin Kusurlu Olmadığı Durum
İşçinin çalışamaz hale gelmesinde kendi kastı veya ağır ihmali bulunmadığı takdirde işveren, sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini feshedebilir. Sağlık sebebiyle fesih durumunda işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini sona erdiren tarafın diğer tarafa ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat olduğundan, sağlık sebebiyle fesih işlemi gerçekleştiren taraf, haklı nedenle dahi fesih yapsa ihbar tazminatı talep edemez. Dolayısıyla işveren işçiye ihbar tazminatı ödemekle yükümlü değildir.
Sağlık Sebebiyle Fesihte İşçinin Kusurlu Olduğu Durum
İşçinin kendi kastı veya ağır ihmali bulunduğunda, yani işçinin kusuruyla çalışamaz hale gelmesi arasında bir illiyet bağı bulunduğu takdirde, işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ayrıca işveren işçiye ihbar tazminatı ödemekle yükümlü değildir.

Çalışamaz Raporuyla Sağlık Sebebiyle Fesih
Ağır İş Yapamaz Raporu ve Tazminata Etkisi
Ağır iş yapamaz raporu kapsamında süre, belirleyici noktadır. Bu süre, sağlık durumu değerlendirilen işçinin bu ağır işlerde çalışmasına engel olup olmadığını, varsa bu durumun sürekli olarak mı yoksa belirli bir süre için mi problem teşkil edeceğine ilişkin bir değerlendirmedir. Bu rapor, genellikle hastanelerde uzman doktorlar tarafından düzenlenir ve kişinin fiziksel veya ruhsal durumunun ağır iş yükünü kaldıracak düzeyde olmadığını ifade eder.
İşveren Açısından Ağır İş Göremez Raporu
Eğer bir işçi, ağır iş yapamaz raporu aldıysa, bu durum işverenin iş sözleşmesini feshetmesi için haklı bir sebep oluşturabilir. İşveren, işçinin sağlık durumunun işyerindeki görevine uygun olmadığını belirterek sözleşmeyi feshedebilir.
İşçi Açısından Ağır İş Göremez Raporu
Ağır iş yapamaz raporu alan işçi açısından da iki tür tazminat hakkı gündeme gelebilir. Bunlar kıdem tazminatı ve ihbar tazminatıdır.
Kıdem Tazminatı
İşverenin kanun uyarınca kendine tanınmış hakkından tasarruf etmesi durumunda işçi, sağlık sebepleriyle işten çıkarılmak suretiyle kıdem tazminatı alma hakkına sahip olur. Ancak, bu durumda işçinin iş akdinin feshedilmesi, raporun işverene sunulmasından sonra gerçekleşiyorsa ve işveren, işçiyi rapor süresince işten çıkarmak zorunda kalıyorsa, işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Eğer işveren, ağır iş yapamaz raporu olmaksızın işçiyi işten çıkarırsa, işçi yine kıdem tazminatına hak kazanabilir.
İhbar Tazminatı
Ağır iş yapamaz raporu almış bir işçinin, iş sözleşmesini sağlık sebebiyle fesih gerçekleştirme durumu varsa, işverenin ihbar süresine uymadığı takdirde ihbar tazminatı talep etme hakkı gündeme gelecektir. Ancak, işçi sağlık durumu nedeniyle işten ayrılmayı tercih ediyorsa, bu durumda ihbar tazminatı talep etme hakkı olmayabilir.

Ağır İş Yapamaz Raporuyla Sağlık Sebebiyle Fesih
Ayakta Çalışamaz Raporu ve Tazminata Etkisi
Bu rapor, bir işçinin sağlık durumu nedeniyle ayakta durarak çalışmasının sakıncalı olduğunu belirten bir rapor ihtiva eder. Raporda, işçinin bu tür bir görevi yerine getiremeyeceği ve sağlık durumunun çalışma koşullarına uygun olmadığına dair bir doktor raporu sunulmuş olur.
Bu rapor genellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, dolaşım sistemi sorunları veya uzun süre ayakta durmanın işçinin sağlığını olumsuz etkileyeceği durumlarda düzenlenir. İşveren, bu rapora göre işçinin ilgili pozisyonunu yeniden değerlendirmek ve işçinin sağlık durumuna uygun yeni bir pozisyon tahsis etmek durumundadır.
Aksi takdirde işçi ve işverenin iş sözleşmesini sağlık sebebiyle fesih hakkı gündeme gelecektir. Dolayısıyla işçi açısından bazı tazminat hakları söz konusu olacaktır:
Kıdem Tazminatı
Ayakta çalışamaz raporu ile işten ayrılma durumunda işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İşçi sağlık durumundan dolayı işten çıkarıldığından, bu fesih sağlık sebeplerine dayalı haklı nedenle fesih olarak kabul edilir ve kıdem tazminatı ödemesi yapılır.
Aynı şekilde, işçi rapora dayanarak işten ayrılırsa (örneğin, sağlık sebepleri nedeniyle İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca sözleşmeyi feshederse) yine kıdem tazminatına hak kazanır.
İhbar Tazminatı
Sağlık sebeplerine dayalı fesihlerde ihbar süresine uyma zorunluluğu olmadığından ihbar tazminatı talep edilmez. İşveren, işçiyi rapor sebebiyle işten çıkarıyorsa veya işçi kendi sağlık durumunu gerekçe göstererek ayrılıyorsa ihbar tazminatı ödemesi yapılmaz.

Ayakta Çalışamaz Raporuyla Sağlık Sebebiyle Fesih
Sağlık Sebebiyle İş Sözleşmesinin Feshi Nasıl Gerçekleştirilir?
İş sözleşmesini sağlık sebebiyle fesih etme hakkı, taraflardan birinin iradesini açıklayarak ve karşı tarafın onayına gerek olmadan sözleşmeyi sona erdirme yetkisidir. Bu hak, sözleşmeyi sona erdirdiği için bozucu-inşai bir nitelik taşır ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur.
Normalde fesih hakkı belirli bir süre tanınarak kullanılır, ancak haklı bir sebep varsa bu süre beklenmeden fesih yapılabilir, bu durumda “haklı nedenle fesih” söz konusudur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 435. maddesi gereği, dürüstlük kuralları çerçevesinde iş ilişkisinin çekilmez bir hale gelmesi fesih için haklı bir neden olarak kabul edilir. [6] Haklı bir sebep ortaya çıktığında, iş sözleşmesi kendiliğinden sona ermez, yalnızca ilgili tarafa sözleşmeyi feshetme hakkı verir.
İşçi, sağlık gibi haklı bir neden oluştuğunda, bu hakkını kullanıp kullanmamakta serbesttir, dilerse sözleşmeyi devam ettirir veya derhal fesih yerine bildirimli, yani süreli fesih, yolunu seçebilir.
Fesih sebebi yazılı olarak bildirilmelidir, aksi halde yazılı yapılmayan fesih bildirimi geçersiz sayılır ve fesih haksız fesih olarak değerlendirilir. Bu konuda, bazı öğretideki görüşler, yazılı bildirim şartının yalnızca fesih nedeninin belirtilmesi amacı taşıdığını, geçerlilik şartı olmadığını savunur. Ancak bu görüş, kanun metninin lafzı ile uyuşmadığı için genellikle geniş çevrelerce kabul görmez.
İşçinin sağlık sebebiyle haklı fesih beyanı işverene ulaştığı anda iş sözleşmesi derhal sona erer ve bu andan itibaren sözleşmeden kaynaklanan haklar ve yükümlülükler geçerliliğini yitirir. Bu feshin sonucunda işçinin kıdem tazminatı, cezai şart, işsizlik ödeneği gibi çeşitli hak ve borçları doğar.
Sağlık Nedeniyle Fesihte İhbar Süresi ve Kıdem Tazminatı
Haklı nedenle derhal fesih, bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan, belirli bir hak düşürücü süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre içinde kullanılmayan fesih hakkı sona erer. Hâkimin, bu sürenin dolup dolmadığını kendiliğinden dikkate alması gerekir ve hak düşürücü süreler kesilmez veya durmaz.
Feshin hemen yapılabileceği belirtilse de, bu “derhal” ifadesi dürüstlük ve iyi niyet kurallarına göre değerlendirilir. Yani, haklı sebebin öğrenilmesinden sonra makul bir süre içinde fesih yapılmalıdır. Aksi halde, fesih hakkının kullanılmasından vazgeçildiği kabul edilir.
İşçi, iş sözleşmesini sağlık sebebiyle fesih ettiğinde, gerekli kıdem şartlarını sağlıyorsa kıdem tazminatına hak kazanır.
Kıdem tazminatı, işçinin belirli bir süre çalışması ve kanunda belirtilen geçerli bir nedenle işten ayrılması halinde, işçiye veya mirasçılarına ödenen tazminattır. Bu tazminat, işçinin işyerine bağlılığının ve katkılarının karşılığı olarak ödenir.
Türk Borçlar Kanunu, kıdem tazminatı konusunda düzenleme içermez. Kıdem tazminatı hükümleri, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenmiştir ve sağlık nedenleriyle yapılan fesih durumlarında da geçerlidir. [7] 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/1 hükmüne göre işçinin kıdem süresi, işe fiilen başladığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
İşçi, kararlaştırılan tarihten önce bir hastalık nedeniyle işe başlayamamışsa kıdem süresi de başlamaz. İşçinin kıdem süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren sona erer. Sağlık sebebiyle haklı nedenle iş sözleşmesini derhal fesheden işçinin kıdem süresi, fesih tarihinde sona erer. Ancak işçi, haklı nedenle bildirimli fesih yapmışsa kıdem süresi bildirim süresinin sonunda biter.
İşçi, sağlık sebebiyle fesih işlemini gerçekleştirdiyse ihbar süresine uymak zorunda değildir, bu durumda işçinin iş sözleşmesini “haklı nedenle ve derhal” feshetme hakkı bulunur. İş Kanunu’nun 24. maddesine göre, sağlık sebepleriyle fesih haklı bir neden olduğundan, işçi ihbar süresi olmadan işten ayrılabilir. [8]
Bu şekilde fesih yapan işçi, kıdem şartlarını sağlaması halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Yani işçi en az bir yıl çalışmışsa ve fesih nedeni İş Kanunu’na uygunsa, işçinin kıdem tazminatı alma hakkı doğar.

Sağlık Sebebiyle Fesih ve İstifa
Sağlık Nedeniyle Fesihte Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı, her çalışma yılı için son brüt ücret üzerinden hesaplanır. Örneğin 5 yıl çalışan ve son brüt ücreti 30.000 TL olan işçi, 5 x 30.000 TL, yani 150.000 TL kıdem tazminatı alır. Yıl kesirleri de orantılı hesaplanır. Tavan tutarın üzerindeki brüt ücretlerde, hesaplama güncel kıdem tazminatı tavanına göre yapılır.
İşverenin Sağlık Sebebiyle Fesih Hakkı ve Yasal Yükümlülükleri
İşverenin sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini feshetme hakkı, İş Kanunu m. 25/I-b’de düzenlenmiştir. [9] Bu maddeye uyarınca, işçinin sağlık durumu nedeniyle iş görme, iş sözleşmesinden kaynaklanan, edimini yerine getiremeyeceği ya da işyerinde ciddi bir risk yaratacağı durumlarda işverenin fesih hakkı doğar. Ancak bu feshin haklı bir nedene dayanması için belirli şartlar söz konusudur:
- Uzun Süreli Hastalık: İşçinin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir hastalık veya sakatlık sebebiyle ardı ardına üç günden fazla ya da bir ayda toplam beş gün devamsızlık yapması durumunda işveren, kıdemine göre değişen bekleme süresinin (ihbar süresi + 6 hafta, toplamda 8 ila 14 hafta) dolmasından sonra sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olabilir.
- Bulaşıcı Hastalık veya İşle Uyuşmayan Hastalıklar: İşyerinde çalışması, iş güvenliğini veya işyeri ortamını tehdit edecek bulaşıcı bir hastalığı olan ya da yaptığı iş ile bağdaşmayan bir sağlık sorunu yaşayan işçilerin varlığı halinde işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.
Şartların yanı sıra işveren için bazı yasal yükümlülükler de söz konusudur. Şunlar işverenin yükümlülükleri arasında sayılabilir:
- Kıdem Tazminatı Ödeme Yükümlülüğü: İşveren, sağlık nedenleriyle yapılan fesihlerde işçiye kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür. Dolayısıyla söz konusu sağlık sebebiyle fesih, işçinin iradesi dışında gerçekleştiğinden işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
- İşsizlik Sigortası ve İşsizlik Ödeneği Yükümlülüğü: Sağlık sebepleriyle fesih yapıldığında, işçinin işsizlik sigortasından yararlanabilmesi için işverence gerekli bildirimlerin yapılması gerekir. İşçi, sağlık nedeniyle işsiz kaldığından işsizlik ödeneğine başvurma hakkına sahiptir.
Ayrıca işverenin, işçiyi sağlık sebebiyle işten çıkardığında fesih sebebini açıkça belirtmesi ve bunu yazılı olarak yapması gereklidir.

Sağlık Sebebiyle Fesihte İşveren Yükümlülükleri
Sağlık Sebebiyle Fesih Durumunda Çalışanın Hakları
Haklı nedenle fesih durumunda işçi, çalıştığı güne karşılık gelen ücreti alma hakkına sahiptir. İşçinin, iş sözleşmesi feshedildiğinde, birikmiş ücret ve haklarının tamamı ödenmelidir.
Sağlık sebepleri nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçinin, haklı fesih gerekçesine dayanarak kıdem tazminatı alma hakkı bulunur. İşçi, işin sağlığına zararlı olması, hastalık veya meslek hastalığı gibi durumlarla karşılaştığında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. [10]
Ancak, haklı fesih durumunda ihbar tazminatı söz konusu olmaz, bu nedenle işçi yalnızca kıdem tazminatını talep edebilir. Bu fesih sırasında işçi, gerekçesini yazılı bir şekilde işverene bildirmelidir. Yazılı bildirim yapılmaması ya da eksik bildirim gibi durumlarda fesih geçersiz sayılabilir ve işçi haklarını kaybedebilir.
Sağlık gerekçesiyle yapılan fesihlerde, işverenin, işçinin sağlığını korumak adına işyerinde gerekli düzenlemeleri yapmamış olması durumunda, işverenin kusurlu olduğu değerlendirilebilir. Bu nedenle işverenin işçiye sağlıklı çalışma koşulları sunması zorunluluğu bulunur.
Ayrıca, işçi sağlık gerekçesiyle işten ayrıldığında, işsizlik ödeneği için başvuru yapabilir ve fesihten kaynaklanan tazminat haklarını alır. İşverenin de, işçinin çalışma süresince hak ettiği kıdem tazminatı, ödenmemiş ücret ve yıllık izin gibi diğer tüm haklarını eksiksiz ödemesi gerekir. İşverenin bu süreçte işçiye çalışma belgesi düzenleyerek vermesi zorunludur.

Sağlık Sebebiyle Fesih Şartları
Sağlık Sebebiyle Fesih Sonrası Dava Açma Hakkı
Sağlık sebebiyle iş akdini fesheden işçinin, fesih sonrasında dava açma hakkı saklıdır. İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereği işçi, haklı fesih nedeniyle ödenmesi gereken kıdem tazminatı, varsa diğer hak ve alacaklarının ödenmesi gibi taleplerini işverenden yasal yolla talep edebilir. Bu alacakların ödenmemesi durumunda işçi, iş mahkemesine başvurarak dava açma hakkına sahiptir.
Sağlık sebebiyle fesih sonrası işçinin dava açabileceği durumlar şunlardır:
- Kıdem Tazminatı Talebi: İşçi, sağlık sebebiyle haklı fesih durumunda kıdem tazminatına hak kazanır. İşverenin bu ödemeyi yapmaması veya eksik yapması durumunda işçi, kıdem tazminatı davası açabilir.
- Birikmiş Ücret ve Diğer Alacaklar: Fesihten önce ödenmemiş maaş, fazla mesai veya diğer ödenmemiş alacakları için işçi, işverene dava açabilir.
- İş Kazası veya Meslek Hastalığı Tazminatı: Eğer iş yerindeki olumsuz koşullar sebebiyle bir iş kazası veya meslek hastalığı ortaya çıkmışsa, işçi iş kazası ya da meslek hastalığı tazminatı için de dava açma hakkına sahiptir.
Bununla birlikte bazı manevi tazminata ilişkin haklar da gündeme gelebilir.
Sağlık sebebiyle fesih durumunuz var ve tazminatlarınızı almak istiyorsanız İletişim sayfamızdan bize ulaşarak uzman avukatlarımızla ücretsiz olarak ön görüşme yapabilirsiniz.

Sağlık Sebebiyle Fesih Kuralları
Yargıtay Kararlarında Sağlık Sebebiyle Fesih Örnekleri
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, işçinin sağlık durumu nedeniyle fesih yaparken doktor raporu almasının zorunlu olmadığını, iş yerinde çalışmaya devam etmesinin sağlığına ciddi zarar verdiğini kanıtlayacak delillerin sunulmasının bu hususta yeterli olacağını belirtmiştir. [11]
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, işçinin sağlık sorunlarının iş yerindeki çalışma şartlarıyla kötüleştiği durumlarda kendi isteğiyle işten ayrılmasının haklı nedenle fesih olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. [12]
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sağlık sebebiyle fesih durumunda işverenin önce işçiye başka bir iş önerisi sunması gerektiğini, bu öneri yapılmadan gerçekleştirilen fesihlerin haklı sayılamayacağına hükmetmiştir. [13]
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sağlık sebebiyle fesihte iş yerinde sağlıksız koşullara bağlı hastalığın belgelenmesi gerektiğini ve bu durumda feshi haklı bulmuştur. [14]

Sağlık Sebebiyle Fesih Hakkında Sorular
Sağlık Sebebiyle fesih ve şartları konusunda sorduğunuz soruları bu başlıkta cevapladık.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ve 25 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 25 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24/a-b ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 25/a-b ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, RG: 04.02.2011 – 27836, madde 435 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu (mülga), RG: 01.09.1971 – 13943, madde 14 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 25/I-b ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩
- Yargıtay 22. HD, E.2016/12345, K.2018/3456 ↩
- Yargıtay 22. HD, E.2017/3532, K.2018/6054 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2014/27089, K.2016/18399 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2015/28149, K.2017/18344 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 25 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, RG: 08.12.2001 – 24607, madde 6 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ve 25 ↩
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, RG: 08.09.1999 – 23810, ilgili maddesi teyit edilmelidir ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 25/1-b ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, RG: 10.06.2003 – 25134, madde 24 ↩

