Aile HukukuÇocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması, anne ve babanın boşanması durumunda gündeme gelmektedir. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin yol, çocuğun anne veya babasıyla yahut üçüncü bir kişiyle düzenli bir şekilde görüşebilmesi için hukuk düzeninde yer alan bir haktır. Bu hakkın amacı, çocuğun psikolojik ve sosyolojik olarak yaşamına sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için ebeveynleriyle düzenli bir şekilde ilişki kurmasını sağlamaktır.

Çocuk teslimi ise çocukla kişisel ilişki kurulmasından öte, çocuğun anne veya babadan alınarak diğer ebeveynine teslim edilmesini amaçlamaktadır. Söz konusu hukuki kurum, anne ve babanın boşandığı veya belirli durumlarda ayrılık davasında karar alındığı zamanlarda gündeme gelmektedir. Söz konusu kurumlara ilişkin olarak Türk Medeni Kanun’da ve Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Yönetmelikte düzenlemelere yer verilmiştir.

İÇİNDEKİLER

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI NEDİR?

Çocukla kişisel ilişki kurulması, boşanma ya da belirli durumlarda ayrılık kararı alınması hallerinde çocuğun, velayeti kendisinde olmayan ebeveyni ile ya da başkaca üçüncü kişilerle ilişki kurmasını sağlayan hukuki haktır. Çocukla kişisel ilişki kurulması hakkı ile çocuğun ebeveynleriyle olan bağını sürdürmesini, sosyal olarak gelişimi hususlarının sağlanması amaçlanmaktadır.

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI HANGİ DURUMLARDA GÜNDEME GELİR?

Çocukla kişisel ilişki kurulması, boşanma ve ayrılık davalarında gündeme gelmektedir. Boşanma ve ayrılık davası sonucunda çocuğun diğer ebeveyniyle veya üçüncü kişilerle ilişki kurabilmesi adına karar alınmaktadır. Çocukla kişisel ilişki kurulması, sadece boşanma ve ayrılık davası sonucunda verilmemekte, zaman zaman çocuğun koruma altına alınmasında da çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik karar alınmakta ve buna yönelik olarak şartlar belirlenmektedir. Söz konusu kurum, çocuğu evlat edinilmesi durumunda da gündeme gelebilmektedir.

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI KARARI NASIL ALINIR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki çocukla kişisel ilişki kurulması adına ayrı bir dava açılabileceği gibi buna ilişkin kararlarda değişiklik yapılması veya kaldırılması amacıyla ayrı davalara konu olabilmektedir. Bu husus, boşanma veya ayrılık kararının alındığı davada incelenen bir haktır. Boşanma davası veya ayrılık davası sürecinde şartları belirlenmektedir. Bu yüzden dava esnasında sadece çocukla görüşülmesine ilişkin şartlara yönelik talepte bulunulması yeterlidir. Ancak her ne kadar çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik bir talepte bulunulabilse de hâkimin takdir yetkisi bulunmaktadır ve hâkim, takdir yetkisini çocuğun üstün yararını gözeterek kullanmaktadır.

Söz konusu haktan yararlanabilmek, herhangi bir şarta bağlı değildir. Dava esnasında bir delil sunmak veya bir hususu kanıtlamak mecburiyeti yoktur. Sadece çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin şartlar, başka bir ifadeyle zaman, mekân vb. hususlar belirlenmektedir. Hakim çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar verirken çocuğun eğitimi, sosyal hayatı, sağlığı vb. hususları göz önünde bulundurmaktadır. Ancak tüm hususlar belirlenirken her zaman çocuğun üstün yararının gözetilmesi zorunludur. Çocuğun üstün yararına aykırı bir ilişki veya ilişkiye yönelik herhangi bir şart bulunmamalıdır. Eğer çocuğun yaşı veya olgunluk düzeyi uygunsa mahkeme, çocuğun görüşünün alınmasına karar verebilmektedir.

Çocukla kişisel ilişki kurulması, kaldırılması veya kararın değiştirilmesi hususlarında görevli mahkeme, aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, çocuğun yaşadığı yer mahkemesidir.

ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI İLKESİ VE KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik karar alınırken göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsur, çocuğun üstün yararıdır. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik karar verilmesinin amacı, çocuğun kişisel gelişimine sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi, sosyal açıdan gelişimini sağlayabilmesi, eğitimini olumsuz etkileyecek hususların bertaraf edilmesi, çocuğun ebeveynleriyle duygusal bağını sürdürebilmesi, çocuğun gelişimi için gerekli olan desteğin sağlanması gibi hususlardır.

Tüm bunlar, çocuğun üstün yararı ilkesinin bir gereğidir. Bu ilke, çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal gelişimini en sağlıklı şekilde tamamlayabilmesini amaçladığından dolayı mahkeme karar verirken bahse konu hususları, başka bir ifadeyle çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır. Bu ilkeye göre bir karar verirken ise, çocuğu yaşı ve cinsiyeti, olgunluk düzeyi yeterli ise çocuğun görüşü, eğitim koşulları, sağlık koşulları, çevresi vb. hususlar belirleyici olmaktadır.

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASININ SÜRESİ VE SIKLIĞI NASIL BELİRLENİR?

Çocukla kişisel ilişki kurulmasının süresi ve sıklığı çocuğun üstün yararı göz önünde tutularak belirlenir. Karar alınırken çocuğu eğitim ve sağlık durumu, sosyal ihtiyaçları, psikolojik durumu gibi hususlar göz önünde bulundurulurken özel günler ve tatiller için de ayrı belirlemeler yapılabilmektedir. Çocuğun yaşı da karar alınırken etkili bir unsurdur. Eğer çocuk yeterli olgunluk düzeyindeyse onun da görüşü alınabilmektedir.

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair karar alınırken ebeveynlerinin durumu ve yaşam koşulları da gözetilmelidir. Çocukla ilişki kurmak için çok olumsuz yaşam koşullarına sahip olan bir ebeveyn için ayrı şartlar belirlenebilmektedir. Çocuk için olumsuz bir durum söz konusuysa görüşülmesi gereken süre ve sıklık kısaltılabilmektedir. Ancak olumsuz bir durum olmadığı takdirde yine belirtilen unsurlar  ve ebeveynlerin de çocukla duygusal ilişki kurma isteği gözetilerek süre olabildiğince kısıtlı olmalıdır. Söz konusu süre ve sıklık ölçülülük ilkesine de aykırı olmamalıdır.

ÇOCUK TESLİMİ VE ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

ÇOCUK TESLİMİ VE ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASINA YÖNELİK MAHKEME KARARLARI NASIL UYGULANIR?

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik karar verildiğinde söz konusu karara uymak zorunludur. Çocuğun ebeveyni kararda belirtilen sürede, sıklıkta ve diğer şartlara uygun olarak çocuğun diğer ebeveyni ile görüşmesini sağlamakla yükümlüdür. Mahkemenin belirlediği saatlerde, sıklıkta veya diğer şartlar altında çocuğun diğer ebeveyni ile görüşmesinin sağlanması gerekmektedir. Özel günler ve tatiller için belirlenen koşullara da uyulması zorunludur. Velayeti elinde bulunduran ebeveyn, çocuğun diğer ebeveyni ile görüşmesini engellerse hukuki sonuçlar doğacaktır.

Velayeti kendisinde olan ebeveyn, diğer ebeveyn ile çocuğun görüşmesini engellerse, hukuki yollara başvurulabilir. Müdürlük aracılığıyla ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurması, başka bir ifadeyle mahkeme kararının uygulanması sağlanır. Mahkemenin ilam veya tedbir kararına uyulması amacıyla hak sahibi müdürlüğe kendisi başvurabileceği gibi avukatı aracılığıyla da başvuru yapabilir.

ÇOCUĞUN KİŞİSEL İLİŞKİ KURMASININ ENGELLENMESİ

Boşanma veya ayrılık kararı alınması sonucunda velayeti elinde bulunduran ebeveynin, çocuğun diğer ebeveyn ile görüşmesini engelleyebilmektedir. Mahkeme, dava devam ederken veya sonrası için gerekli tedbirleri alabilmektedir ve çocuğun görüşmesinin engellenmesini önleyebilmektedir. Ayrıca çocuğuyla görüşemeyen ebeveyn, söz konusu duruma ilişkin olarak şikayetçi olabilmektedir.

Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.

Ayrıca yukarıda da bahsedildiği üzere ilgili müdürlüğe hak sahibi tarafından veya avukatı aracılığıyla başvurulduğu takdirde mahkeme kararının uygulanması sağlanabilmektedir. Hak sahibi, bahsedilen yollardan herhangi birini tercih etmekte serbesttir. Mahkeme, bu hususa ilişkin olarak tedbir aldığı takdirde çocuğun üstün yararını gözetmeli ve yukarıda bahsedilen unsurlar göz önüne alınarak karar vermelidir.

KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI YOLUNDA İHTİLAFLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

Kişisel ilişki kurulması yolunda birçok ihtilaf meydana gelebilir. Bunlardan bazılarında şu şekilde bahsetmek mümkündür;

  1. En sık karşılaşılan ihtilaflardan bir tanesi, mahkeme kararına uyulmamasıdır. Velayet hakkına sahip olan ebeveyn, çocuğun diğer ebeveyni ile görüşmesini engelleyebilir, zorluklar çıkartabilir ve böylece mahkeme kararına gereği gibi uymayabilir. Söz konusu ihtilaftan yukarıda bahsedilmiş olup böyle bir durumda ilgili müdürlüğe başvurularak icra yoluyla mahkeme kararının uygulanması sağlanabilmektedir. Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin şartlarda değişikliğe gitmek amacıyla dava açılabilir veya ebeveynin davranışı nedeniyle hakkında şikâyet yoluna gidilebilir.
  2. Ebeveynler arasında yaşanan iletişim sorunları veya çocuk ile iletişimi olumsuz etkileyecek şekilde koşulların değişmesi, örneğin ebeveynlerin çalışma saatlerinde, yerleşim yerlerinde değişiklik olması vb. durumunda kişisel ilişki kurulmasının değiştirilmesi, şartlarının taraflara ve çocuğa uygun şekilde belirlenmesi amacıyla değiştirilmesi talep edilebilir. Ayrıca çocukla kurulan kişisel ilişki, çocuğun üstün yararını ciddi manada tehlikeye düşürmekteyse yahut çocuğun aleyhine olacak şekilde önemli değişiklikler meydana geliyorsa, kişisel görüşme hakkı sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir.
  3. Çocuk, ebeveynler arasındaki anlaşmazlıklar, iletişim sorunları veya başka olumsuz etkenlerden dolayı ciddi anlamda etkileniyorsa, psikoloji olarak zarara uğruyorsa, veya sosyal, eğitim ve öğretim vb. hakları zarara uğruyorsa, psikolog veya başka sosyal hizmetler eşliğinde görüşmelerin sağlanması mümkündür.

EBEVEYNLER ARASINDA YAŞANAN ANLAŞMAZLIKLAR VE ÇÖZÜM SÜREÇLERİ

Ebeveynler arasında birçok anlaşmazlık meydana gelebilmektedir ve anlaşmazlığın yönelik olduğu hususa ilişkin olarak farklı çözüm yolları benimsenebilmektedir. Ebeveynler, değişen hayat koşullarında, örneğin çalışma koşulları ve saatleri, tatil günleri, yerleşim yerleri vb. hususlarda değişik olduğu takdirde, kişisel ilişki kurma hakkına yönelik koşullarda değişiklik yapılması yönünde talepte bulunulabilmektedir.

Ebeveynler arasında çocuğun eğitimini, sosyal hayatını, psikolojisini vs. olumsuz yönde etkileyebilecek iletişim veya herhangi bir sorun bulunduğu takdirde kişisel ilişki kurma koşullarında değişiklik yapılması talep edilebileceği gibi çocuğun üstün yararının olumsuz etkilenmesi ve çocuk için önemli tehlikeler barındırması halinde kişisel ilişki kurulmasının kaldırılması yönünde talepte bulunulabilir. Ayrıca çocuk ile kişisel ilişki kurulurken psikolog veya başkaca uzmanlar eşliğinde görüşmelerin gerçekleştirilmesi yoluna da gidilebilmektedir.

ANNE-BABA DIŞINDA ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI

Türk hukukunda anne ve baba ile çocuk arasında çocukla kişisel ilişki kurulmasının yanı sıra anne ve baba dışında kalan kişilerin çocukla kişisel ilişki kurması düzenlenmiştir. Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.

Yukarıda açıklanan çocukla kişisel ilişki kurulmasının değiştirilmesi ve iptaline yönelik açıklamalar, burada da geçerlidir. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin koşullarda farklılık olması durumunda hakka ilişkin şartlar değiştirilebilir ve çocuğun üstün yararı olumsuz etkileniyorsa, eğitim, sosyal yaşam, psikoloji vb. hususlar tehlikeye giriyorsa ilişki hakkı kaldırılabilir.

BOŞANMA AVUKATI İLETİŞİM

MÜŞTEREK ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI KARARININ KALDIRILMASI DAVASI

Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.

Çocukla kişisel ilişki kurulması kararının kaldırılmasına karar verilirken çocuğun görüşü de önem arz etmektedir. Ancak çocuk yeterli olgunluk düzeyine ulaşmadıysa, görüşü alınmamaktadır. Çocuğun görüşünü beyan edebilmesi için hal ve koşullar açısından ayırt etme gücüne sahip olmalı ve görüşünü açık bir şekilde dile getirebilmelidir.

Bahse konu davada görevli mahkeme, aile mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. Söz konusu dava, herhangi bir zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir.

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI KARARININ DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASI

Çocukla kişisel ilişki kurulması kararı verilirken, o anın koşulları göz önünde bulundurulmaktadır. Bu koşullar sonradan değişiklik gösterebilmesinin yanı sıra tamamen ortadan kalkabilmektedir. Çocuğun sağlığında, eğitiminde, sosyal yaşamında, yaş ve gelişiminde, ebeveynlerin yaşam koşullarında ya da yerleşim yerlerinde vb. değişiklikler meydana gelen değişiklikler, söz konusu davanın açılması için sebep oluşturabilir. Mahkeme, çocuğun üstün yararına halel gelmeyecekse kararda yer alan şartlarda değişiklik yapabilir.

Yukarıda da bahsedildiği gibi çocuk, yeterli olgunluk düzeyine erişmişse, mevcut hal ve koşullar açısından ayırt etme gücüne sahipse ve görüşünü açık bir şekilde dile getirebiliyorsa çocuğun da görüşü alınmaktadır.

Söz konusu davada görevli mahkeme, aile mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. Kararın kaldırılması davasında olduğu gibi değiştirilmesi davasında da herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ

SIKÇA SORULAN SORULAR

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Davası Ne Demek?

Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Kişisel ilişki kurulması istemek amacıyla açılan davaya ise çocukla kişisel ilişki kurulması davası denir.

Söz konusu davada mahkeme, kişisel ilişki kurulmasına ilişkin şartları belirler. Bu hususta çocuğun üstün yararını gözeterek çocuk için en yararlı ve uygun koşulların belirlenmesini sağlar.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Davası Nasıl Açılır?

Davayı açmak isteyen kişi, dilekçe ile harç ve giderlere ilişkin ödemeyi yaparak görevli ve yetkili mahkemeye başvurarak söz konusu davayı açabilir. Görevli mahkeme, aile mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. Davanın açılması, herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabi değildir.

Boşanma Davasında Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasının Sınırları Nelerdir?

Boşanma davasında çocukla kişisel ilişki kurulmasını taraflar ayrı ayrı veya birlikte talep edebilirler. Ancak bu hakkın kurulmasına ilişkin birçok sınır vardır. Bunlardan en önemlisi ise, çocuğun üstün yararıdır. Kişisel ilişkiye ilişkin koşullar, çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı olmamalı ve çocuk için en uygun ve yararlı koşulların belirlenmesi gerekmektedir. Çocuğun üstün yararına aykırı olan koşulların değiştirilmesi veya kaldırılması, taraflarca ayrı ayrı veya birlikte talep edilebilir.

Çocuğun üstün yararının yanı sıra çocuğun eğitimi, sağlığı, yaşam koşulları, psikolojik ve sosyolojik durumu, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, çocuğun güvenliği vb. hususlar, kişisel ilişkinin diğer sınırlarını oluşturmaktadır. Çocuğun üstün yararına ilişkin yapılan açıklamalar, burada da geçerlilik arz etmektedir.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Kararının Kesinleşmesi Gerekir Mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca aile ve şahsa ilişkin davalar kesinleşmedikçe icra edilemez. Dolayısıyla çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair verilen kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair verilen kararın uygulanabilmesi ve ebeveynin çocukla görüşme hakkını kullanabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekmektedir.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Davası Basit Yargılama Mı?

Bağımsız olarak açılan çocukla kişisel ilişki davasında basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Ancak boşanma davası ile beraber görülen çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair davada yazılı yargılama usulü uygulanmaktadır.

Ortak Velayette Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?

Ortak velayete karar verilen dava sonucunda çocuk, anne veya babadan biriyle kalmaktadır. Ancak bu durumda, her iki taraf ile çocuk arasında, velayet taraflardan birine verildiğinde kurduğu ilişki gibi ilişki kurulmaktadır.

Kişisel İlişki Hangi Durumlarda Kaldırılır ?

Kişisel ilişki, çocuğun üstün yararına aykırılık söz konusu olduğu durumlarda kaldırılabilir. Ayrıca çocuğun üstün yararına aykırılık olmasa dahi çocuk için tehlike yaratan, psikolojik, sosyal, eğitim, sağlık, güvenlik vb. hususlarda çocuk için olumsuz hallerin ortaya çıkması durumunda kişisel ilişki kararı kaldırılabilir.

Çocuğun Babayla Kişisel İlişki Kurmasının Engellenmesi Suç Mu?

Çocuğun babayla kişisel ilişki kurmasının engellenmesi, suç teşkil etmekte olup üç aya kadar disiplin hapsine mahkumiyet kararı verilebilmektedir. Verilecek disiplin hapsinin süresi, eylemin ağırlığına göre değişiklik göstermektedir. Ayrıca söz konusu husus, sadece çocuğun babayla kişisel ilişki kurmasının engellenmesi halinde değil, anneyle kişisel ilişki kurmasının engellenmesi durumunda da söz konusu olmaktadır.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Davasını Kimler Açabilir?

Çocukla kişisel ilişki kurulması davasını anne ve baba birlikte açabileceği gibi ayrı ayrı da açabilirler. Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabileceği için bahse konu durumlarda bu kişiler de kişisel ilişki kurulması davasını açabilmektedirler.

Anlaşmalı Boşanmada Kişisel İlişki Tesisi Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünde kişisel ilişki kurulmasını ve buna ilişkin şartları kararlaştırabilirler. Mahkeme, uygun gördüğü takdirde, anlaşmalı boşanma protokolünde kararlaştırılan hususları uygulayabilir. Ancak protokolde kararlaştırılan hususlar ve koşullar, çocuğun üstün yararına aykırıysa veya çocuğun sağlığı, eğitimi, sosyal yaşamı vb. durumlara aykırı olur yahut tehlike arz ederse mahkeme, bu koşulları uygulamayacaktır.

Boşanma Davası Devam Ederken Kişisel İlişki Tesisi Nasıl Olur?

Boşanma davası devam ederken mahkeme, her halde çocuğun üstün yararını gözetmekle yükümlüdür. Ayrıca çocuğun sağlığı, güvenliği, eğitimi gibi hususları da göz önünde bulunduracaktır. Mahkeme, geçici tedbir olarak, çocuğun velayetini alamayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verir. Dava sonucunda ise kişisel ilişkiye yönelik nihai kararını verir.

EREN EVREN